05
2008
Ahmet Çakar ne dedi?
->

(Basında Sevilla zaferi!) Bu destan nasıl yazılır ki! Bu büyük zafer nasıl anlatılır ki! Fenerbahçe’nin yürek savaşçıları, dünya futbolunun şah damarı Fenerbahçe, dün gece İspanyol Boğası, son 2 yılın UEFA Kupası Şampiyonu Sevilla’yı yerle bir etti. Temsilcimiz Fenerbahçe, tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kalma başarısı gösterirken,”Basında zaferin yankıları” sizlere ulaştırıyor…
AHMET ÇAKAR: “F.BAHÇE TARİH YAZDI”
SABAH GAZETESİ
Maçtan önce “Fenerbahçe tur atlarsa bu, futbolda yılın sürprizi olur” diyordum. Ve Fenerbahçe dünyada yılın sürprizini gerçekleştirdi ve turu geçti. Hem de çok zoru başararak. İlk 10 dakikada 2-0 mağlup duruma düşeceksiniz hem de kaleciniz Volkan iki çok hatalı gol yiyecek. Ama maçı önce uzatmaya sonra da penaltılara kadar götürebilecek ve inanılmaz büyük bir direnç göstereceksiniz. İşte Fenerbahçe bunu başardı. Böylesine bir maçta dünyada pek az takım Sevilla’da ve Sevilla gibi bir takım karşısında bu başarıyı gösterebilir. Aslında Sevilla’nın attığı sadece 3 gol var. Gerisi hikaye.Bundan sonra aslında rakip “Şu olsun, bu olsun” demeye de gerek yok. Böylesine maçlarda hakem çok önemlidir. İsviçreli hakem Massimo Bsusacca da son derece iyi niyetliydi. Hata yaptı mı? Tabii ki yaptı. Ama maçtan sonra her iki takımın da hakemden dert yanacak fazla bir kararı yok.
GÜRCAN BİLGİÇ: “İSYANIN GÖZYAŞLARI”
SABAH GAZETESİ
Bu maçın tek hikayesi var… Bir baş kaldırışın, kabullenmemenin, teslim olmaya isyanın dakikalarını izledik aslında. Karşılaşmanın daha 9. dakikasında 2-0 yenik duruma düşen ama sırtını yere vermeden direnenlerin öyküsünü yazmak, anlatmak gerekiyor. Hiçbir Türk takımı, böylesine küçük görüldüğü bir karşılaşmayı, bu kadar başı dik ve inançlı oynamadı. İspanya’da şok yaşanıyor, 9′uncu dakikanın alaylı gülüşlerini taşıyan dudakların, daha sonra nasıl ısırıldığını izliyorduk. Avrupalı Fenerbahçe’yi öğreniyordu. Adama çarşambayı gösterip, perşembeden mahrum eden bu delikanlıların 100 yıl önceki büyükleri, koca bir devleti kurmak için kanlarını döküyorlardı. İsyan, Fenerbahçe’nin genlerindeki en kuvvetli DNA’dır. Her şey değişir, tek değişmeyen bu inattır. Bunu önce işgalciler öğrendiler. Bundan sonrası için sıraya girsinler.
LEVENT TÜZEMEN: “İNANMAYANLAR UTANDI”
SABAH GAZETESİ
İstanbul’a indiklerinde burunları havalardaydı.. Cakalarından geçilmiyordu.. İki yıl üst üste UEFA Kupası’nı kazandıkları için kendilerini “Kral” gibi görüyorlardı. Öyle ki; hocaları Jimenez İstanbul’da bir maçı izlemeye geldiğinde, “Biz Fenerbahçe’yi rahat eleriz” düşüncesiyle bıyık altından gülüyordu. Biz Türkler’in, “Dereyi görmeden paçayı sıvama” diye bir sözü vardır.. Kendi medyamızda bile Fenerbahçe’nin turu geçemeyeceğini söyleyen yazarlaramız da çoğunluktaydı. Ne oldu? Fenerbahçe Türkiye’nin gururu oldu. Endülüs’ün başkentinde burnu büyük Sevilla’yı futboluyla ezdi, bileğinin hakkıyla turu geçip çeyrek finale adını bir Türk takımı olarak altın harflerle yazdırdı.
MEHMET DEMİRKOL: “ZAFER”
MİLLİYET GAZETESİ
Sevilla alışıldığı standartta oynadığı ya da onun üzerine çıktığı için değil, Fenerbahçe’nin bu kupada bu sene hiç yapmadığı kadar hatayı üst üste, aynı maçta hatta aynı dakika içinde defalarca yaptığı için oyun bu hale geldi. Volkan’ın ilk 2 golde rüzgârın varlığıyla daha sakin ve aklı başında olması gerekirken, fotoğraf vermeye kalkışmasıyla yenen 2 gol tabelaya yazıldığında hiçbir Sevillalı oyuncu Fenerbahçe ceza sahası içine topla girmemiş, kanatlardan herhangi bir orta yapılmamıştı. Daha Sevilla’nın ‘S’si gözükmeden maç 2-0 oldu. Keita’nın şutuna diyecek yok ama peki ya Volkan’ın karşılamalarına? Adı geçmişken Uğur’un iki Sevilla maçındaki performansıyla İspanya piyasasında en çok izlenen oyuncuların arasında olacağına da kuşku yok herhalde. Burada bunu yapabilmişken bu kadar geride olmayı anlamak mümkün değil tabii. Ancak belki de böyle büyük bir zafer için, böyle bir drama gerekiyordu. Volkan’a ve Edu’ya bakın yeter.
MUSTAFA DENİZLİ: “SÖZÜN BİTTİĞİ YER”
MİLLİYET GAZETESİ
Ne söyleyeyim dün gece yaşadıklarım anlatılır gibi değil… Hata yapan futbolcularla yaşadım, yaşlandım. Başarılı olanlarla gençleştim. Bu meslek böyledir. Bir yılda sana 10 yılı yaşatır işte. Artık hiç kimseye hiçbir şey yazmak içimden gelmiyor. Aldığım notları, yazdıklarımı usulca kırıştırdım, yırttım, attım. Böyle bir ortamda bu işi başaranlara ne övgüler düzebilirim diye düşündüm. Belki biraz dudak bükülecek fakat Fenerbahçe’yi ilk etapta oyunda tutan olağanüstü bir dörtlü vardı. Bunların başında Deivid geliyordu. Uğur geliyordu, Alex geliyordu, Kezman geliyordu. Diğerleri de onları takip ediyordu. Alex ve Kezman, Fenerbahçe’ye geldikleri günden beri belki bu denli olağanüstü bir mücadele, bir istek, bir takım oyuncusu görüntüsü vermemişlerdi. Uğur ve Deivid’in, “Biz buradan gol atmadan, attırmadan asla çıkmayız” bağırışlarını duyar gibiydim.
RIDVAN DİLMEN: “HELAL OLSUN”
MİLLİYET GAZETESİ
Karşılaşma öncesi duygusal davranmayan ben de dahil çoğu kimse Fenerbahçe’nin Sevilla karşısındaki şansını bir hayli az görüyordu.Nitekim maç başladı, bütün şartlar Fenerbahçe’nin aleyhine gelişiyordu. Volkan üst üste kalitesine hiç de yakışmayan iki gol yiyor, takım demoralize oluyor. İki kritik oyuncu Selçuk 5. dakikada Gökhan Gönül 14. dakikada sarı kartı cebine koyuyor. Düşünün Gökhan karşısında bir de Capel gibi sağı solu belli olmayan, her pozisyonda kendini yere bırakan bir oyuncu var. Tüm bu olumsuzluklara karşı disiplinden kopmamaları, fizik olarak Sevilla’yı ezmeleri o kadar kolay iş değildi. Ama bunu başardılar. Farkı bire indirdiler, üçüncüyü yemelerine rağmen yine Sevilla’ya kontrolü vermediler.Penaltılarda da Volkan kendisini affettirdi. Fenerbahçe, turu geçerek tarihinin en büyük zaferlerinden birine ulaştı. Açıkcası elenselerdi de onlara helal olsun demek bize düşerdi. Takımda kötü oynayan hiçbir oyuncu yoktu. Özellikle Uğur Boral ve Deivid müthişti.
ERMAN TOROĞLU: “HELAL OLSUN”
HÜRRİYET GAZETESİ
Maç başlıyor, Fenerbahçe’de inanılmaz bir gerginlik. Futbolda bir tabir vardır: Kaleci takımın yarısı derler.Volkan Demirel, ilk 10 dakikada tamamını verdi. Kezman, sahada hiç yok. Yani Fenerbahçe 9 kişiyle 11 kişiye karşı oynuyor. Bir de seyirci var, inanılmaz bilinçli, saçma-sapan bağırmadan, inanılmaz noktalarda nokta atışı yaparak hem hakemlerin, hem de rakibin üstüne biniyor. Ama Sevilla, o bildiğimiz takım değil. Fenerbahçe’nin direnç gösterdiği anlarda tepki göstermiyor. Dün gece Fenerbahçe takımında herkes iyi niyetle mücadele etti. Ama Uğur Boral, 11 futbolcu arasından hem mücadele olarak hem de yaptığı olumlu hareketler olarak tam puan aldı. Oynadığı dirençli futbolla, hem rakip futbolcuları, hem de rakip seyirciyi tedirgin etti. Takımına daha bu maç bitmez, bu işin sonunda rakip bu kadar kolay tur atlayamaz imajı verdi. Takımını ateşledi, bravo ona…
ERCAN SAATÇİ: “ZAFERİN ÖYKÜSÜ”
HÜRRİYET GAZETESİ
Uçakta Sevilla’ya gelirken, futbolcularla konuştum, onları gözlemledim. Hemen hemen hepsinin yüzünde aynı ifade vardı. Belli ki uçağa binmeden önce neyi almaya gittiklerini biliyorlardı. Özellikle Lugano dikkatimi çekti. Kucağındaki laptopta, Fenerbahçe Sevilla maçını izliyor, ileri geri alıyordu. Ve notlar tutuyordu. Kimi futbolcular uyuyor, uyandıktan sonra hemen arkadaşlarıyla maçla ilgili konuşuyorlardı. Hepsi inançlıydı hepsi kararlıydı ve bu inançları Sevilla’da sahaya yansıyında destan da yazılıyordu… İşte bir zafere gidişin kısa öyküsü böyleydi…Sadece teknik kadro ve futbolcuların değil aynı zamanda Başkan Aziz Yıldırım ve yönetimin de bu tur için müthiş kenetlenmesini sevinçle seyrettim. Bu Başkan ve Yönetim Kurulu ve bu futbolcular gösterdiler ki, Fenerbahçe’nin yeri Avrupa…
TAMER BAĞLAN: “BU COŞKU SÜRER”
FANATİK GAZETESİ
Öncelikle Cüneyt Çakır’dan özür dilemek gerek, bir Türk olarak. “Senin kararlarına kurban olayım” en hafif cümle olur, kendini affettirmek isteyen için. Hiç olmazsa hata yaptın be hocam. Busacca (Türkçesi; musakka) denilen art niyetli gibi, itaat etmedin bilinçle.Kimdi o? Capel miydi? Futbolcu, yani sporcu olup da adam olamamış olan. Kalk lan ayağa! Adam gibi oyna! Bas çalımı, geç geçeceksen adamını! İkide bir soytarıca, onursuzca kendini yere atıp, kıvranma ya da kıvırma!Kimdi o? Escude miydi? Faul kralı. Çaktırmadan tekmeyi basıp, sonra mart kedisi gibi bağıran!Kimdi o? Dragutinovic miydi? Hangi tabiyetten olursa olsun, öncelikle insan olamayan…Şenes Erzik değil miydi, UEFA birinci asbaşkanı! Hatta, FİFA Hakem Komitesi’ndeydi galiba bir zamanlar!
HASAN ALİ ATASOY: “ENDÜLÜS’TE RAKS”
FANATİK GAZETESİ
Fenerbahçe ilk 9 dakikada art arda gelen gollerle geriye düştüğü maçı, penaltılarla da olsa çevirmeyi bilerek, tarihinde çok kritik bir eşiği aştı. Maçın kahramanları; iki inanılmaz golü yiyen ancak 3 penaltı kurtaran Volkan Demirel oldu. Sevilla tribünleri, Barcelona ya da Real Madrid maçına hazırlanmış gibiydi. Hakem Busacca ilk yarı tribündeki koraya düdüğüyle eşlik edince Fenerbahçe, ciddi anlamda kart problemleriyle karşılaştı. Ne gariptir ki, böyle bir gecede eleştiri olmaz ama son maçların en iyi adamları Gökhan, Selçuk ve Volkan nazara gelirken, en çok eleştirilen isim Deivid, yine her zaman yaptığını yaptı ve maçı çeviren adam oldu. Fenerbahçe’nin ilk golünün ardından, Sevilla stadına korku çöktü. Tribünlerin tezahüratları mezarlıkta ıslık çalmaktan farksızdı. Sanki başlarına gelecekleri hissetmiş gibiydiler. Nitekim, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmak için çok büyük yatırımlar yapan Sevilla, dünya kulübü olma yolunda basamakları yeni yeni tırmanan Fenerbahçe’ye, teslim oldu ve havlu attı.
CAN COBANOĞLU: “İNANMIŞTI COCUKLAR”
FANATİK GAZETESİ
Böyle maçların taktiğini tekniğini yazmak, saha içinde yapılanıyla yapılmayanını anlatmak, teknik adam ve oyun analizi yapmak, insanın içinden gelmiyor. O muhteşem atmosfer, sahaya gönül koyan cesur yürekler, maç sonunda havaya kalkan eller, çeyrek final güzelliğine kavuşturan emekler, gecenin tüm futbolseverler için güzellikleriydi. Cehennem olacağını söyleyen İspanyollar’a Fenerbahçe önce cenneti, sonra da cehennemi gösterdi. Yanlışları baştan yaptık, doğruları sona sakladık. Volkan berbat iki gol yedi, muhteşem üç penaltı çıkardı. Yani fazlası vardı.Son iki senenin UEFA Şampiyonu, aslında ‘malumun ilanı’yla oyuna başladı. Yani bilineni tekrarladı. Herkesin konuştuğu ve beklediği ilk onbeş dakikasında baskı kurucaklardı, kurdular. 9. dakikada 2-0 geriye düştük. Ama inanmıştı çocuklar, yılmadılar; çünkü cesurdular. 20. dakikada gelen gol, turun sinyali gibiydi. 41. dakikada yediğimiz ise bizi adeta çökertti.
ŞANSAL BÜYÜKA: “MUCİZENİN ADI”
AKŞAM GAZETESİ
Ben ne yazayım, ben ne söyleyeyim… Ben nasıl yazayım, ben nasıl konuşayım…Elim ayağım titriyor…Ağzım dilim kurudu, sesim çıkmıyor…Eğer son iki yılın UEFA Şampiyonu’nu İspanya’da çimlere gömdüysen, ben sana hangi methiyeleri dizeyim…Bu tarihe geçişi nasıl anlatayım…Sana hangi destanı yazayım…
Mucize bu mucize… Avrupa’nın en iyisini elemek değil mucize olan…İlk altı dakikada 2-0 yenik duruma düştüğün bir maçın altından kalkmak, bozguna gidecek bir maçı destana çevirmek…İşte mucize olan bu…
ALAATTİN METİN: “100 YILIN OLAYI”
AKŞAM GAZETESİ
Turu geçmek için neler yapılmadı ki.. İstanbul’dan on uçak dolu gelen taraftarın bir grubu kiliselere gitti. Mum yaktı, dua etti.. Yönetim futbolculara iki milyon euro prim sözü verdi.. “Atlayın turu, Şampiyonlar Ligi’nde sekiz takım arasına kalın, oradan gelecek para size ananızın ak sütü gibi helal olsun..” dedi. Sonuç: 2 gol avans vererek başlayan Fenerbahçe, bileğinin gücüyle maçı önce uzatmalara, sonra penaltılara taşıdı. Fenerbahçe, Volkan’ın iki hatalı golüyle ve de kurtarışlarıyla tur atladı. Bu 100 yılın olayıdır. Teşekkürler Zico ile talebelerine. Bize bu gururu yaşattıkları için hepsine helal olsun.
ZEKİ ÇOL: “MÜTHİŞ MÜCADELE, MÜKEMMEL SONUÇ”
ZAMAN GAZETESİ
Hop oturtup, hop kaldıran… Önce asap bozup, sonra umutlandıran… Endişe ile mutluluk arasındaki gelgitlerde yoğun bir heyecanı yaşatan ve sonucu penaltı atışlarıyla noktalanan müthiş bir düelloydu bu. Fenerbahçe, üstelikte deplasmanda ortaya koyduğu dirençli, yürekli ve müthiş mücadeleyle son iki sezonun Avrupa Şampiyon’u Sevilla’yı eledi. Bu tarihi başarıya katkıda bulunan herkesi kutlamak gönül borcumuz. Sağ olasın var olasın ve bir sonraki turda da yol alasın Fenerbahçe.
SELİM SOYDAN: “UNUTULMAZ”
VATAN GAZETESİ
F.Bahçe maça, kimsenin beklemediği bir anda çok kötü bir gol yiyerek başladı. Bana göre bu şok gol İspanyollar’ı da şaşırtmıştı. Bu golden 4 dakika sonra yine Volkan’a hiç yakışmayan bir top girdi ağlara. Gözlerime inanamadım. Böyle kritik bir maçta yenilen bu iki golde de maalesef kaleci Volkan’ın büyük hatası vardı.Bu maç kolay kolay unutulmayacak. İspanyollar tarafından da. Tüm F.Bahçeli futbolcuları ve Zico’yu canı gönülden tebrik ediyorum.
« Eşleşmeler belli oldu! | F.Bahçe İstanbul’da! »
Yorumlar

ben istanbuldan mehmet. öncelikle BEŞİKTAŞLI oldugumu belirtmeliyim? amaa. tamamen fener bahçeyi destekleyen bir beşiktaşlı.. borsada fener bahçeye yatırım yaparak maddi destegim yanısıra gurur duyarak turu geçecegine de sonsuz güwenim wardı har bi fenerlilerden dahe da çok… HAYDİ TARAFTAR,IM..diyen ler Takımınıza oynayın.. ben öyle yapacagım durmadan …Başarılar fener bahçe başarılar dilerim HELALL size…..
yada şampiyonluga oynayan beşiktaşa yatırım yapın kazancınıza kazanç katın.BJKAS alın.2.14 ytl bugün ama yarınlarda 20.00,,50.00,,100.00 ytl olmayacagını kim garanti ederki. BOL ŞANSLAR spor kazanç tır saglıktır ve UMUT TA OLABİLİR TÜM TARAFTARLARA DUYURULUR..